Taş Evlerin Diliyle Konuşan Şehirler

Bazı şehirler konuşur. Sokaklarında yürürken duvarlar size bir şeyler fısıldar; yeter ki kulak verin. İç Karadeniz’in eski şehirleri tam da böyle.

Taş evler, ahşap cumbalar, dar sokaklar… Bunlar yalnızca mimari değil, bir yaşama biçiminin izleri. Her cumba bir komşuluk hikâyesi, her avlu bir çocukluk anısı taşır.

Zamanın biriktiği yerler

Yüzyıllar boyunca farklı medeniyetler bu topraklardan geçmiş. Kimi bir köprü bırakmış, kimi bir çeşme, kimi bir türkü. Bugün o mirasın hepsi iç içe yaşıyor.

Eski bir konağın önünden geçerken durup baktığınızda, kapının işçiliği bile ne özenli bir çağın kaldığını anlatır. O ustalar gitti; ama elleri hâlâ orada.

Korumak, hatırlamaktır

Bu evleri ayakta tutmak yalnızca turizm meselesi değil. Bir şehrin hafızasını korumak, aslında kendimizi hatırlamak demek. Çünkü nereden geldiğini bilen, nereye gideceğini daha iyi seçer.

Yolunuz düşerse acele etmeyin. Bir kahve alın, bir eşiğe oturun ve şehri dinleyin. İnanın, anlatacak çok şeyi var.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir